BASIN VE KAMUOYUNA
ALİAĞA SİYASET TİYATROSUYLA DEĞİL, CİDDİYETLE YÖNETİLMEYİ HAKEDİYOR!
BASIN VE KAMUOYUNA
ALİAĞA SİYASET TİYATROSUYLA DEĞİL, CİDDİYETLE YÖNETİLMEYİ HAKEDİYOR!
Aliağa Belediyesi’nde son günlerde yaşanan gelişmeler ve ardından Belediye Başkanı Sayın Serkan Acar’ın yaptığı açıklamalar, Aliağa’nın nasıl bir keyfilik ve ciddiyetsizlikle karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
İddialara göre Sayın Belediye Başkanı; belediyedeki tüm başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin istifasını alarak, idari yönetimi tam bir belirsizliğe sürüklemiş; ardından da hiçbir şey olmamış gibi, 15 günlük yurtdışı seyahatine denk getirmiştir. Aliağa halkı ve belediye bürokrasisi, ceplerinde istifa dilekçeleriyle baş başa bırakılmış, kurum tam anlamıyla bir "bekleme odasına" dönüştürülmüştür.
Şimdi Aliağa halkının sorması gereken çok basit ama çok önemli sorular vardır:
• Bir belediye başkanı, birlikte çalıştığı üst düzey yöneticilerden topluca istifa dilekçesi isteme ihtiyacını neden duyar?
• Eğer bu yöneticilerin görevlerini başarıyla yerine getirmediği düşünülüyorsa, neden mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde gerekli idari işlemler yapılmamaktadır?
• Eğer ortada bir başarısızlık yoksa, neden bu insanlardan istifa etmeleri istenmektedir?
• Ve daha da önemlisi: İstifa gerçekten çalışanın özgür iradesi midir, yoksa makamın talebiyle ortaya çıkan bir sonuç mudur?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar açısından istifa, kişinin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği bir işlemdir. Kamu yönetiminde görev değişikliği ile memuriyet görevinden çekilme aynı şey değildir. Bu nedenle kamu görevlilerinin istifasının istenmesi meselesi yalnızca bir personel tasarrufu olarak değil; hukuk, liyakat, kamu görevi güvencesi ve yönetim etiği açısından da değerlendirilmelidir.
Peki, Sayın Acar bu yönetim krizini kamuoyuna nasıl ambalajlamaktadır?
"İzmir standartlarından istifa etmek, dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açmaktır."
Buradan Sayın Belediye Başkanı’na açıkça soruyoruz:
• Dünya standartlarında belediyecilik anlayışı, yöneticilerden topluca istifa dilekçesi istemek midir?
• Dünya standartlarında kamu yönetimi, sorun gördüğü yöneticilerin sorumluluğunu açıkça ortaya koymak yerine istifalarını isteme yöntemini tercih etmek midir?
• Tüm idari kadronun istifasını cebine koyup, kurumu bekleme odasına çevirerek yurtdışı seyahatine gitmek "dünya standardı" mıdır, yoksa Aliağa halkının aklıyla alay etmek midir?
• Dünya standartlarında belediyecilik, liyakat ve kurumsallık yerine kişisel tercihlere dayalı bir yönetim anlayışı mıdır?
Eğer Sayın Başkan mevcut kadroyu yetersiz buluyorsa, bunun gerekçelerini kamuoyuna açıklamalıdır. Eğer yöneticilerin performansından memnun değilse, bunun sorumluluğunu üstlenmeli ve mevzuatın kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde gereken idari işlemleri yapmalıdır.
Çünkü istifa başka, görevden alma başka bir şeydir. Bir kamu görevlisinin kendi iradesiyle görevinden ayrılması ile yöneticinin görevden alınması arasındaki hukuki ve etik farkın üzeri "dünya vizyonu" söylemiyle örtülemez.
Üstelik belediyenin üst yönetimindeki bu belirsizliğin yaşandığı bir dönemde Sayın Belediye Başkanı’nın 15 günlük yurt dışı yurtdışı seyahatine çıkması, zamanlama açısından da kamuoyunun takdirine bırakılmayacak kadar önemli bir meseledir. Elbette herkesin dinlenmeye ve izin kullanmaya hakkı vardır. Ancak mesele, bir belediye başkanının izin yapması değil; bürokrasiyi kaosa sokup yurt dışına giderek yaratılan sorumsuzluk tablosudur. Mesele, belediyenin üst yönetiminde böylesine kapsamlı bir değişim süreci başlatıldıktan hemen sonra bu sürecin ciddiyetsizce yönetilmesidir.
Aliağa Belediyesi bir kişinin şahsi şirketi değildir. Aliağa Belediyesi, Aliağa halkının vergileriyle hizmet üreten bir kamu kurumudur. Bu kurumda görev yapan memurların, müdürlerin ve yöneticilerin görevleri kişisel iradelere göre şekillenen makamlar değil; hukukun, liyakatin ve kamu hizmetinin esas olduğu görevlerdir.
"Dünya standardı" dedikleri şey; keyfiyet, liyakatsizlik ve ben yaptım oldu anlayışıdır. Bir kentin belediye başkanı, kendi başarısızlığını ve liyakatsiz kadro tercihlerini "dünya vizyonu" süslemeleriyle kapatamaz. Devletin memuruna mobbing niteliğinde toplu istifa baskısı kurup, sonra da tatile çıkarak kent yönetilemez.
Sayın Acar’ın "yeni bir sayfa açıyoruz" demesi elbette kendi siyasi tercihidir. Ancak yeni bir sayfa açmanın yolu, kamu görevlilerine istifa dilekçesi imzalatmak değil; şeffaf, hesap verebilir, liyakate dayalı ve hukuka uygun bir yönetim anlayışı ortaya koymaktır.
Bugün Aliağa halkının bilmek istediği şudur:
• Kim, neden istifa etti?
• Bu istifalar gerçekten özgür iradeyle mi verildi?
• İstifa eden yöneticilerin yerine kimler getirilecek?
• Bu değişikliğin somut gerekçesi nedir?
• Belediyede hangi hizmetlerin veya hangi yönetim anlayışının başarısız olduğu düşünülmektedir?
• Ve en önemlisi: Sayın Başkan, kendi tercih ettiği kadroların başarısından veya başarısızlığından sorumlu değil midir?
Başarısız bir kadro varsa, o kadroyu belirleyen siyasi iradenin de bu başarısızlıktaki sorumluluğu sorgulanmalıdır. Bugün yapılması gereken; kamu çalışanlarını belirsizlik içerisinde bırakmak değil, hukuki süreci açıkça ortaya koymak ve Aliağa halkına hesap vermektir.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi Aliağa İlçe Başkanlığı olarak; belediye çalışanlarının özlük haklarının, kamu hizmetinin sürekliliğinin, liyakat ilkesinin ve hukukun yanında olmaya devam edeceğiz.
Bugün bürokratlara yaşatılan bu belirsizlik ve baskı ortamı, Aliağa kamuoyu için ne yazık ki bir ilk değildir. Sayın Serkan Acar, daha önce defalarca imza attığı toplu işçi kıyımları ve emekçinin ekmeğiyle oynayan kararlarıyla bu konuda zaten vukuatlı ve sabıkalı bir yönetim anlayışına sahiptir. Dün sahadaki işçinin alın terini hiçe sayıp kapı önüne koyan zihniyet, bugün de devletin yetişmiş bürokratını tek bir talimatla istifaya zorlamaktadır. Kendisi için emekçinin de, memurun da, liyakatin de hiçbir kıymeti olmadığını bir kez daha kanıtlamıştır. Yöneticileri güvencesiz bırakan, alt kademedeki personeli ise her an "Sıra bana da gelecek mi?" korkusuyla yaşatan bu baskı rejimini Aliağa hak etmemektedir.
Aliağa Belediyesi’nin kişisel hesaplarla, siyasi manevralarla veya "ben yaptım oldu" anlayışıyla değil; kurumsallık, liyakat, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleriyle yönetilmesini istiyoruz.
Sayın Belediye Başkanı’nı, bir an önce Aliağa halkına ve belediye çalışanlarına bu soruların cevaplarını açık, şeffaf ve hukuka uygun biçimde vermeye davet ediyoruz.
Başkan Acar’ın yaptığı uygulama, klasik kamu yönetimi ilkelerinden ziyade siyasi bir liderlik ve vitrin tazeleme şovudur. Hukuken memurların yöneticilik görevinden alınması yetkisi zaten kendisindedir; bu yüzden üst düzey yöneticilerin istifalarının istenmesi hukuki bir zorunluluktan değil, olaya "İzmir standartlarından çıkıp dünya standartlarına geçiyoruz" gibi siyasi ve retorik bir hava katma isteğinden kaynaklanmaktadır. Ancak yöneticileri belirsizlik içinde bırakıp tatile çıkmak, belediye bürokrasisinde ve personelinde yetki karmaşası ve motivasyon kaybı getireceği için yönetsel açıdan Aliağa belediyesinde olmaması gereken bir hamledir.
Çünkü Aliağa siyaset tiyatrosuyla değil, ciddiyetle yönetilmeyi hak ediyor.
Engin GÜNDÜZ
CHP Aliağa İlçe Başkanı
GazetePoyraz.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. 07.09.2026 14:27:55. #1.11
#ŞU AN BURADASINIZ: BASIN VE KAMUOYUNA Son dakika Aliağa haberleri, Aliağa son dakika haber, Aliağa son dakika, son dakika Aliağa, Aliağa haber sayfamızda Aliağa haberleri okuyabilir, Aliağa son dakika haberleri ve güncel Aliağa gelişmelerini görebilirsiniz.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.






























