Hiç kimsenin adamı olmadım, olmayacağım
Belediye Meclis Üyesi Kazım Ulaş ile öncesinden planladığımız program yoğunluğundan dolayı henüz yapabildiğimiz röportajı Gazete Poyraz okurlarıyla paylaşıyoruz
Yerel seçimler öncesi bütün siyasi partilerde olağanüstü bir hareketlilik gözlemleniyor. Bu hareketlilikten nasibini alan partilerden biri de Ak Parti. Geçtiğimiz hafta içerisinde tamamlanan İlçe Danışma kurulları sonrasında, Aliağa Ak Parti'nin kurucularından ve eski ilçe başkanlarından, Belediye Meclis Üyesi Kazım Ulaş ile çok öncesinden planladığımız ancak program yoğunluğundan dolayı henüz yapabildiğimiz röportajı Gazete Poyraz okurları ile paylaşıyoruz.
GAZETE POYRAZ- Ak Parti Aliağa ilçe danışma kurulu önceki Pazar günü toplandı. Dilerseniz röportajımıza sondan başlayalım, toplantı hakkındaki değerlendirmelerinizi alalım.
-Alışageldiğimiz danışma toplantılarından farklı bir danışma toplantısı yaşadık. Bizim bugüne kadar gördüğümüz ilçe danışma meclislerinde basın dışarı davet edildikten sonra istişare bölümü olur. Bu bölümde de insanların gerek ilçeyle ilgili gerekse ille ilgili sıkıntı ve talepleri varsa veya partinin yürüttüğü politikalarla ilgili dilekleri varsa bunlar dile getirilir.
Bu defa gerçekleştirdiğimiz ilçe danışma meclisi toplantısında basın dışarı çıkmadan, hatta gördüğüm kadarıyla bir basın mensubu il başkanımızın da bilgisi varken canlı yayın yapmasına rağmen konuşmasına devam etti. Kendi takdiridir. İl başkanımız bir dağınıklıktan parçalanmışlıktan ve Aliağa'daki partinin bölünmüşlüğünden bahsetti. Buna sonuna kadar katılıyorum. Bunu bende görüyorum ve rahatsızım. İnsanların ayrı bir taraflara gitmesinden Ak Partinin neferi olarak ben de rahatsız oluyorum. Biz bu tür rahatsızlıkların olmaması için Nisan ayında yeni kurulacak olan teşkilatla ilgili, il başkanımızın önerisiyle Genel Merkezimizin atadığı ilçe başkanının kayıtsız şartsız arkasında durduk.
Neden durduk? Aliağa'da bölünmüşlük, parçalanmışlık yaşanmasın diye durduk. Benim bu desteğim neticesinde yıllardan beri beraber siyaset yaptığım bazı arkadaşlarımın bana karşı tavır almasına rağmen, biz genel merkezimiz bu arkadaşımızı atadıysa biz de yanında olmalıyız, bir kredi tanımamız lazım diyerek yeni atanan ilçe başkanımızın arkasında durduk. Sonrasında yönetim oluştu. Seçimde bir görev verdiler. Böyle bir talebim olmamasına rağmen en zor görevlerden birini verdiler. Seçim Koordinasyon Merkezi başkanlığı görevi verdiler. Elimizden geldiği kadar görevimizi yerine getirdik.
İl başkanımız söze girerken "Bugüne kadar 12 tane ilçe danışma yaptım. Aliağa'ya geldik bütün enerjimiz kayboldu” dedi. Ben de aynı şeyi söylüyorum zaten. Aliağa'da böyle bir durum var. İlçe Danışma Meclisi'ne partiyi kuran 15 kişi niçin davet edilmez? Bir tek ben vardım kuruculardan. Şu anki ilçe başkanımız 7. İlçe Başkanımız. Yine eski ilçe başkanlarından aktif olarak görev aldığım için bir tek ben vardım. Şimdi birlik beraberlik sağlayacağız, kaynaşacağız, bayramlaşacağız diyorsak, bu arkadaşlarımız çağırılmaz diye bir kural yok. Ben geçmişte ilçe başkanlığı görevini yürütürken çok ilçe danışmalar yaptım. Biz de daraltılmış ilçe danışma kurulları yaptık. Eski ilçe başkanlarımızı da kurucularımızı da çağırdık ve onore ettik. Bunları eksik gördüm.
Sonuçta bizim il başkanımız, kendisinin yetkisi ve takdiri var. Takdirini bu şekilde kullandı. Ben de bunu tabanın takdirine sunuyorum. Yok demekle yok olmuyor. Aliağa'da AK Parti'de son zamanlarda bir bölünmüşlük bir parçalanmışlık var. Bunu herkes görüyor. Bu saatten sonra nasıl toparlanılır derseniz kendi adıma söylüyorum. Hiç kimsenin adamı olmadım bu güne kadar. Bundan sonra da olmayacağım. Ben Ak Partiliyim. Partinin kuruculuğunu yapıp birçok görev aldıktan sonra belediye başkanı aday adayı oldum. Aday gösterilmemiş olmama rağmen partime küsmedim ve yeniden emrine girdim. Belediye meclis üyeliğini de talep etmedim. Bundan sonrası içinde aynısını söylüyorum. Hiçbir zaman koltuk hırsım olmadı olmayacak da.Benim için önemli olan tek şey partimin başarısı.
Bu arada Aliağa Belediye Meclisi'ndeki grup başkan vekilliği görevinizden de ayrıldınız.
Bunu saklamanın bir alemi yok. Herkes biliyor. Ben konuşmasam da birileri konuştu. 2014 yerel seçimlerinden sonra o günkü ilçe başkanımızın takdiri ile ben grup başkan vekili seçildim ve dört buçuk yıl görevimi sürdürdüm. Grup başkan vekili, ilçe başkanını mecliste temsil eder. Meclislerden önce belediye grup toplantıları yaptıkve gündemi değerlendirdik. Hangi gündemde nasıl hareket edeceğimizi birlikte karar alıp meclise gittik. Ben bu zamana kadar mecliste hep partim adına, 12 tane meclis üyesi arkadaşım adına konuştum. Temmuz ayı sonlarına doğru ilçe başkanımız 'Grup Başkan Vekilliğinden ayrılacaksın' dedi. Benim için bu görev olmazsa olmaz bir görev değil. Ben de ayrıldım. Kalan süreyi belediye meclis üyesi olarak devam edeceğim. Neden bildirilmediği için biraz canım sıkıldı. Ayağı yere basan bir sebep iletilseydi daha iyi olurdu.
Demek istediğim grup başkanvekilliğimiz bittiği için meclis üyeliğimiz bitti diye bir şey yok. Yine diğer arkadaşlarla birlikte çalışmalara devam edeceğiz.Yerime biri atanmadı, benim olmadığım dönemlerde grup sözcüsü arkadaşımız meclis başkanlığını yapıyordu. Ekim ayı Meclis toplantısının başında bu görevi bıraktığımı ileteceğim. Bundan sonrası kim yapar onu bilmiyorum.
İki ay önce yapılan Belediye Meclis toplantısında Ak Partili meclis üyeleri arasında fikir ayrılığı görüldü. Daha sonra da 'Artık grup kararı alınmayacak'şeklinde bilgiler ulaştı bizlere. Bu doğru mudur?
Ağustos meclisine ve meclis grup toplantısına çok önceden planlanmış bir programımdan ötürü katılamadım. Eylül'de cenazem dolayısıyla katılamadım. İlçe Başkanımızın kendi ağzından böyle bir cümleduymadım. Allah nasip ederse önümüzdeki Salı günü meclis var. Meclisten önce de toplantımız var. Orada söyleyecek mi söylemeyecek mi göreceğim. Son zamanlarda üniversite alanı tahsisi ve borçlanma konusunda farklı oy kullanma durumu ortaya çıktı. Oradaki iki arkadaşımız yerel iktidarla birlikte oy kullandı. Herkesin kendine göre bir gerekçeleri vardır.
İl başkanının sözlerinin bir çoğu parti içindeki gruplaşma ve belediye meclisinde de görülen görüş ayrılıklarıyla ilgiliydi. Biz gereğini yaparız dedi…
Nisan'dan bu yana il başkanımız bizi arayıp da şu konuya evet bu konuya hayır diyeceksiniz diye bir talimatı olmadı. İlçe başkanımızın da direkt olarak olmadı. Ama ilçe başkanımız borçlanmanın kabul olması yönünde çaba sarfetti. Ağustos ayı meclisinde 16 milyonun geçme konusunda 2 arkadaş evet diyor 9 arkadaş hayır diyor. Ben de olsaydım ben de hayır derdim. Tamam parti disiplini var ama bir yandan da akıl var vicdan var. Biz üniversiteye karşı çıkmadık ki! Üniversitenin Aliağa'ya gelmesi konusunu komisyona sevk ettik ve bir ay sonra meclise geldi. Üniversite gelsin ama benim dediğim şuydu "Ortada hiçbir şey yok. Alt yapıya neye göre para harcayacaksın? Biz projeler geldikçe yardımcı olalım. Proje bedeli belli olsun bu konuda kredi yetkisi verelim.” 50 milyonu vermedik, 16 milyon olarak geldi meclis gündemine, burada da 2 arkadaş takdirini kullandı evet dedi. Bunu belki ilçe başkanı ikna etti belki kendi takdirleriydi.
'İlçe başkanının sözünün dışına çıkılmayacak' sözü tek başına belediye meclisi için söylenmedi. Cumhurbaşkanımızı Recep Tayip Erdoğan'ın İzmir'deki temsilcisi Aydın Şengül Aliağa'daki temsilcisi de Kazım Sayın'dır. Burada yapılmak istenen vurgu buydu. Yoksa belediye meclis üyesine hiç olmayacak bir şeyi onaylayacaksın demekten bahsedilmedi. Bunu böyle istiyorum, böyle kullanacaksanız dense insanlar bunu sorgular. Nitekim sorguladı da…
Aydın Şengül kimsenin adaylık açıklaması yapmamasını da istedi. Bunun sebebi neydi?
İl başkanımıza kısmen katılıyorum. Mesela ilçeden 8-10 tane aday adayı çıkıyor. Sonuçta da bir tanesi aday gösteriliyor. Aday adayı olmayanlardan biri de gösterilebiliyor. Bu parçalanmışlığı engellemek için böyle bir şey söylemiş olabilir. Buna hak veririm ancak aday adayının çok sayıda çıkmasından öte o kişlerin kendi kişilikleriyle ilgili bir sorun var. Talepleriyle alakalı bir sorun var.
Şu an önümüzde belediye başkan adayı gerekiyor. Gönlünden adaylık geçirenler aday adayı olabilirler, çalışma da yapabilirler. Esas önemli olan; gerçek partiliyim diyen insan genel merkez bir aday belirledikten sonra artık sesini keser ve onu destekleyerek onunla birlikte çalışır. Bence bunun üzerinde durmak lazım. "İsteyen aday adayı olabilir” deyip burada parti disiplinini sağlamak lazım.
Ak Parti'deki cumhur ittifakı bölünmeyi arttıran nedenlerden biri mi? Aliağa'da MHP adayı arkasında çalışma ihtimali var. Buna itiraz da var.Yarın Ak Partili aday adayları bir kenara bırakılıp MHP'nin adayını destekleyeceğiz denirse ne olacak?
24 Haziran'da bir ittifak yapıldı. Başarıyla uygulandı. O dönemde de yerel seçimlerde böyle bir ittifak olur mu diye soruluyordu. Ben o zamanda genel anlamda değil ama lokal olarak belli yerlerde bu ittifakın yapılabileceği yönünde fikir beyan etmiştim. Geldiğimiz noktada iki partinin genel başkan yardımcıları görüşmeye başladılar. Ne sonuç çıkar bilemem. Biz bu partinin üyesi isek parti genel merkezinin aldığı karara uymak zorundayız. Genel merkeze ve il yönetimine karşı siyaset yapılmaz. Teşkilat terbiyesi böyledir.
Aliağa özeline gelirsek, daha belirli bir şey yok. Eskilerin tabiri ile doğmamış çocuğa don biçmenin bir anlamı yok. Bir algı oluşturulmak isteniyor. MHP Belediye Başkanı etrafında ittifak olur diye bir algı oluşturuluyor. Ben böyle düşünmüyorum. Kesin demiyorum. Genel Merkezden karar çıksın ona göre değerlendireceğiz. Bu karar çıktığında herkes düşünür ve kararını verir. Tabana bir şekilde bu kararı alanlar anlatılır.
Son seçimde Ak Parti'nin Aliağa'daki oyu MHP'den fazladır. Bu işin doğası gereği kimin oyu çoksa onun üzerinde ittifak olması lazım ama süreç böyle mi işler onu zamanla göreceğiz.
Tabanda keskin tepkiler var. Bu kesimleri ikna edebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Bu bizi aşan bir konu olacak. Ben şu an ilçe başkanı değilim. Bu karar alındıktan sonra tabana açıklama yaparak ikna etmeye çalışacaklar. Bu karar alınırsa karar mekanizmasının başında olanlar tabana bunu anlatacak ve taban da bunu düşünecek. Aliağa'da olup bitenleri il başkanımızda genel merkezimiz de biliyordur.
Aday adayı listesinin içerisindesiniz. Serkan Acar'ın belediyesinde çalışmaya devam eder misiniz?
Ben bugüne kadar birçok görev aldım. Benim belediye meclis üyeliği gibi bir hevesim yok. Benim bir tek sevdam var, o da yaşadığım ilçede belediye başkan adayı olmak. İttifakla bunun önü kesilirse de yapacak bir şey yok. Partim için elbette çalışacağım.
Geçtiğimiz 4 buçuk yılı değerlendirdiğiniz zaman mevcut belediyenin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Öncelikle şunu belirtmek lazım Aliağa Belediyesi külliyen başarılı veya külliyen başarısız diyemeyiz. İyi yapılan işler, yapılması gerekip de yapılmayanlar ve yanlış yapılan işler de var. Bunların hepsi vatandaşın gözünün önünde oldu. Bizim söylediklerimize acaba siyaset mi yapıyorlar diye mesafeli yaklaşılıyor. Aliağa'ya baktığımızda, kendi nüfusuyla kıyaslandığında çok ciddi bir geliri olan ilçe. Tüm bunları üst üste koyduğumuzda ise Aliağa'da belediye başkanının birinci görevi ilçede yaşayan insanların yaşam kalitesini arttırmaktır. Hayatımızı kolaylaştırılmadığı gibi zorlaştırıldı. Trafik sorunu çözüldü mü? Otopark sorunu çözüldü mü? Belediye başkanı tüm partilerin meclis üyelerini toplayıp otopark konusunda Büyükşehir'e baskı oluşturmak için bir araya getirmedi. Aliağa'ya otopark kazandırmak için çabası olmadı. Vatandaşın park ettiği alanlara duba çaktı.
İstiklal Caddesi'nin yeniden tek yönlü yapılmasına gelince; bu daha önce de denenmiş bir uygulamaydı ve başarılı olunmadığı için tekrar çift yöne dönülmüştü. Çift yönlü olunca vatandaşlar araçlarını caddenin sağ tarafına ve sol tarafına park ediyordu. Şimdi ne oldu İstiklal Caddesi yine tek şerit çalışıyor. Cep parklar amacına uygun kullanılmıyor. Vatandaş sabahtan gelip park ediyor, akşam gelip alıyor. Esnaftan alışveriş yapmak isteyenler cep parklar dolu olduğu için 5 dakika durup alış verişini yapamıyor. Bu UKOME'nin kararı bizim sorumluluğumuz değil diyecekler. Bunu biliyorum ama cep parklar 15 dakikalığına kullanılsa esnafın sıkıntısı azalır. Cep park yerine İstiklal Caddesi boyunca düz bir park alanı yaratılabilirdi. Belediye Başkanı olana kadar vatandaşa sizinle beraber yapacağız deniyor. Başkan olduktan sonraysa ne vatandaşa ne esnafa soruluyor. 'Ben yaptım, oldu' zihniyeti.
İzmir Caddesi için 2009-2014 döneminde karar alındı uygulama şimdi yapıldı. İstiklal Caddesi'nden, İzmir Caddesi'nden kimse memnun mu? Değil.Ne yapılmış Aliağa'da? Avcı Ramadan. Tamam güzel bir proje. Ağapark eyvallah.. buralar güzel oldu. Parti olarak da destekledik. Yeni Mahalle'ye yapılan park da güzel. Kültür Merkezi'ne başladılar, bitecek mi bilmiyorum. Şakran sahili yapıldı, Helvacı ve Şakran pazaryeri için bizden borçlanma yetkisi istediler. Şakran pazaryeri ile alakalı halen yapılan bir şey yok.
Yapılan şeyler güzel oldu ama, mesela Ağapark'ın giriş yolu aceleyle yapıldığı için bir sene sonra paramparça oldu. Söküldü,yeniden yapılmak zorunda kaldı. Aydınlatma direkleri yeniden yapılmak zorunda kalındı. 35 milyon olan borç olmuş 87 milyon lira. Şirketin borçları da dahil olmak üzere. Buna itiraz edecelerdir ama bunun resmi kayıtları var. Bu borçların hatırı sayılır kısmı da Aliağa esnafına. Ben direk değiştirmeyi israf olarak görüyorum. 2017'nin denetleme raporunda eğer hafızam beni yanıltmıyorsa 14 milyondu Aliağa esnafına olan borç.
Belediyenin yapmadığı işlerle ilgili AK Partinin eleştirileri var. Buna rağmen bir ittifak yapılır ve Serkan Acar aday olursa bunlar AK Parti'nin karşısına çıkmayacak mı?
Bunların örneğini yaşıyoruz. Genel siyasette de yerel siyasette de bunları duyuyoruz. CHP li arkadaşlar ilk bir yıl Serkan Acar'la iş birliği yapıp her şeyine evet dediler. Sonra ortaklık bozuldu. Bu işler böyle oluyor. Ben şahsen yine denetleme kurulunda olursam ben gene eksik gördüklerimi ittifak olsa da olmasa da söyleyeceğim.
İl ve ilçe yönetimlerinde seçim öncesi bir değişime gidileceği söylentileri var. Bunun gerçeklik payı sizce nedir?
Seçime altı ay kala yeniden yönetim oluşturmak risklidir. Eskisinden iyi mi olacak kötü mü olacak tartışılır. İzmir de böyle konuşmalar oluyor ama sağlam bir bilgi yok. Onu zaman içerisinde göreceğiz.
Etiketler:
merkezaliaga izmir haber haberler son dakika haber gazeteler gazete poyraz aliağa gazete foça gazete menemen gazete bakırçay gazete Aliağa kuzeyegehaber aliagaekspres günaydınaliağa egehaber
GazetePoyraz.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. 22.04.2026 04:24:23. #1.11
#ŞU AN BURADASINIZ: Hiç kimsenin adamı olmadım, olmayacağım Son dakika merkez haberleri, merkez son dakika haber, merkez son dakika, son dakika merkez, merkez haber sayfamızda merkez haberleri okuyabilir, merkez son dakika haberleri ve güncel merkez gelişmelerini görebilirsiniz.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

























